Ohno’nun tebeşir dairesi olarak anlatılan öğrenme yaklaşımını seviyorum. Bir çözüm önermeden önce durup işi gerçekten izlemek… Basit görünüyor, ama aceleyle çalışan bir zihin için her zaman kolay değil.
Aşağıdaki sahne, yöntemin mesajını aktaran serbest bir canlandırmadır; belirli bir tarihte yaşanmış olayın birebir kaydı veya Ohno’dan doğrulanmış bir alıntı değildir.
“Ne gördün?”
Genç bir mühendis sürekli çözüm öneriyor: Makineyi değiştirelim, yeni aparat yapalım, operatörü eğitelim… Eğitmen önce bir süre işi gözlemlemesini istiyor.
İlk cevap kısa: “Operatör çalışıyor, parçalar geliyor, makine dönüyor.” Biraz daha gözlemleyince ayrıntılar ortaya çıkıyor: Parça ararken duran eller, malzemeye ulaşmak için atılan adımlar, düzensiz besleme ve tekrar eden beklemeler.
Artık soru değişiyor. “Hangi çözümü uygulayalım?”dan önce “Tam olarak hangi problem var?” konuşulabiliyor.
Çözüme koşmadan önce
Bu anlatıdan aldığım ders, gözlemi küçümsememek. Birkaç dakika içinde verdiğimiz isim, problemin bütününü açıklamayabilir. Gördüğümüzü kaydetmek, farklı çevrimleri karşılaştırmak ve işi yapan kişiyi dinlemek gerekir.
Gözlem, çalışanı uzaktan yargılamak için değil; işin onu nerede zorladığını anlamak için yapılmalı. Sonrasında küçük bir iyileştirme denemesi seçip sonucunu izleyebiliriz.
İyi çözüm için önce daha iyi bir soru sormayı öğrenmek gerekiyor. Bazen bunun başlangıcı, bir süre durup bakmak.
DANIŞMANLIK · EĞİTİM · KOÇLUK


