Depo büyütme alışkanlığını mizahi biçimde üç evrede anlatıyorum. Bu, resmî bir depo yönetimi modeli değil; stok arttığında ilk aklımıza gelen çözümler üzerine bir benzetme.
1. Yüksek rafa çıkalım
Alan dolunca rafları yükseltiyoruz. Bazı ihtiyaçlar için doğru olabilir. Fakat fazla stoğun nedenini incelemeden yalnızca palet yeri eklersek, problemi daha yükseğe taşımış olabiliriz.
2. Sundurma yapalım
Bu kez bina dışına ek alan açıyoruz. Yeni alan, planlı bir ihtiyaca cevap verebilir; ama sürekli büyüyen stokun tek cevabı olursa taşıma ve kontrol yükü de artar.
3. Çadır kuralım
Sundurma yetmeyince çadır gündeme geliyor. Geçici depolamanın ürün koruma, güvenlik, izlenebilirlik ve işletme koşulları ayrıca değerlendirilmelidir. “Şimdilik” dediğimiz çözümün ne zaman biteceği de belli olmalı.
Alan aramadan önce stoğu anlayalım
Hangi malzeme neden elde tutuluyor? Mevsimsellik, tedarik süresi veya stratejik koruma ihtiyacı var mı? Hangi bölüm fazla parti, güvenilmez plan veya uzun ayar süresi yüzünden birikmiş?
PFEP ile her parçanın ihtiyacını tanımlamak; uygun ürünlerde Kanban, daha küçük partiler ve düzenli besleme kullanmak yararlı olabilir. Üretimi dengeleme çalışmaları da değerlendirilir. Her araç her malzemeye aynı şekilde uygulanmaz.
Stoğu azaltma kararı teslimat güvenilirliğiyle birlikte yönetilmelidir. Gereken depoyu planlayalım; ihtiyaç duymadığımız stoğa sürekli yeni bir çatı aramayı da sorgulayalım.
DANIŞMANLIK · EĞİTİM · KOÇLUK


