Küçük oğlum 6 yaşındaydı.
Bir hafta sonu dönüp gayet ciddiyetle bize şunu söyledi:
“Bugünü kaybedemem… Daha çok oyun oynamalıyım.”
Oyun, bir çocuk için sadece vakit geçirmek değildir.
Öğrenmenin, keşfetmenin, gülmenin ve hayal kurmanın bir yolu.
O küçük yaşında bana çok büyük bir ders verdi:
Hayat bugünden ibarettir.
Yarın… geleceğin planları, hayaller, hedefler… Bunların hepsi bir ihtimal.
Ama “bugün” gerçek, somut ve yaşanması gereken en büyük hazinedir.
Onu oyun oynarken izlediğimde, benim sürekli yarına taşıdığım dikkatin o anda nasıl bütünüyle oyunda olduğunu görüyordum. Kahkahası da merakı da o güne aitti.
O gün oğlumun söylediği cümle, benim için küçük ama güçlü bir hatırlatmaya dönüştü: Bugünü kaybetmemek.
“Bugünü kaybetmemek.”
Dün geçmiş…
Yarın hayal.
Peki ya bugün ne?
Peki siz, bugünü kaybetmemek için neler yapıyorsunuz?
DANIŞMANLIK · EĞİTİM · KOÇLUK


