Müşfik Kenter’in sesinden dinlediğimiz, sürekli bir yerlere yetişme telaşını anlatan bir metin bu yazının çıkış noktasıydı. Seslendiren kişiyle metnin yazarını birbirine karıştırmamak gerekir; yazarlığını doğrulayamadığım için metni burada Müşfik Kenter’e atfetmiyorum.
Yetişirken neyi kaçırıyoruz?
Toplantıya, mesaja, teslim tarihine yetişmek… Bir günün ne kadar dolu geçtiğini kolayca anlatabiliyoruz. O gün neye dikkat verdiğimizi söylemek bazen daha zor.
İşleri zamanında bitirmek önemli. Ama bütün dikkatimizi sıradaki işe verdiğimizde, içinde bulunduğumuz anı yalnızca geçilecek bir durak gibi yaşamaya başlayabiliyoruz.
Benim bu metinden aldığım hatırlatma, yoğunluğu hayatın kendisiyle karıştırmamak. Bir konuşmayı bölmeden dinlemek, kısa bir yürüyüşte çevremize bakmak veya sevdiğimiz bir insana gerçekten zaman ayırmak da günün bir parçası olabilir.
Kendimize küçük bir soru bırakabiliriz: Bugün neyi yetiştirdim ve bugün neyi gerçekten fark ettim?
DANIŞMANLIK · EĞİTİM · KOÇLUK


