Cezmi Aytekin · Yalın Dönüşüm
ERP’ye ne kadar çok para verirsek o kadar çok şey görürüz, değil mi?
En prestijli sistemi satın almışız, binlerce kişi-saat emek harcamışız ve aylar süren çalışmanın ardından canlıya geçersek artık her şey önümüzde olacaktır:
Stoklar, maliyetler, kârlılık, kapasite, verimlilik… Daha neler neler?
Birlikte çalıştığımız bir şirketin patronu, ERP’ye geçtikten sonra şöyle sormuştu:
“Mart ayı bitti. Ben ocak ayında kâr mı ettim, zarar mı ettim hâlâ bilmiyorum. Göremeyeceksem bu kadar parayı neden harcadım?”
Başka bir şirketin yöneticisi ise yıl sonu sayımındaki büyük stok farklarını görünce soruyordu:
“ERP sistemimiz var peki bunca fark neden çıkıyor?”
-Çünkü ERP gerçeği üretmez.
-Kendisine girilen veriyi işler.
-Karar çoğu zaman toplantı odasında alınır; fakat sistemi yaşatacak veriler fabrikanın belki onlarca farklı noktasında oluşur.
-On binlerce satırlık ürün ağacı ve malzeme ana verisi…
-Rotalar, operasyon süreleri, fire ve hurda oranları…
-Depo adresleri, stok hareketleri, üretim bildirimleri, sarf kayıtları ve kalite sonuçları…
Bunların her birinin doğru tanımlanması yetmez.
Fiilî hareketle eş zamanlı olarak, doğru kişi tarafından, doğru noktadan ve doğru miktarla sisteme girilmesi gerekir.
Kâğıt üzerinde mükemmel görünen kurgu, sahada yüz binlerce işlem ve teyit anlamına gelebilir.
İşte canlıya geçince acı gerçek ortaya çıkar:
-Bir veri eksik girilir.
-Eksik veri başka bir hesabı bozar.
-Hatalı hesap yanlış stok üretir.
-Yanlış stok satın alma ve üretim planını etkiler.
Sonunda gerçeği görmek için kurduğumuz sistem, gerçeği gizleyen devasa bir veri yığınına dönüşür.
Üretimde hata yaptığınızda çoğu zaman gözünüzle görürsünüz.
Verideki hata ise daha sonra bir tutarsızlık veya tamamlanamayan işlem olarak karşınıza çıkabilir. Bu yüzden yalnızca rapor sonucunu değil, verinin oluştuğu noktayı da incelemek gerekir.
Buradaki sorun ERP değildir.
Sorun; karmaşık, istikrarsız ve disipline edilmemiş bir akışın üzerine çok daha karmaşık bir dijital yapı kurmaktır.
Peki ne yapmalı?
- Fiziksel akışı ve bilgi akışını birlikte inceleyin.
- Malzeme hareketlerinin, ana verinin ve düzeltmelerin sorumlusunu belirleyin.
- Gereksiz veri girişini azaltırken izlenebilirlik ve kontrol gereksinimlerini koruyun.
- Kritik bir süreci küçük ölçekte deneyin; fiilî durumla sistem kaydını karşılaştırın.
- Dijital araçları, problemin görülmesini ve doğru verinin oluşmasını kolaylaştırdığı yerde kullanın.
Çünkü en iyi ERP kurgusu, en fazla veriyi isteyen değil; en az işlemle doğru veriyi üreten kurgudur.
ERP, ortak veriyi ve süreç disiplinini destekleyebilir; tek başına satın alınması düzenin kurulacağını garanti etmez.
Kurgu sahadaki işle uyumlu değilse, dağınıklığı daha hızlı raporlamakla yetinebiliriz.
Tabii verileri doğru girebilirsek. 🙂
Üretimi ve malzeme akışını yalınlaştırmadan, yalnızca sistem satın alarak sorunlarını çözen bir şirkete henüz rastlamadım
.
DANIŞMANLIK · EĞİTİM · KOÇLUK


