Yıllar önce bir Japon senseinin anlattığı benzetme aklımda şöyle kaldı:
“İnsanlar etrafa zehirli mantarlar ekiyor. Sonra herkes bu mantarlardan yiyor ve herkesin karnı ağrıyor.
En sonunda herkes birbirini suçluyor.”
Yalın dönüşememenin metaforlarından biridir bu.
Bu benzetmedeki zehirli mantarlar; gerekçesiz standart sapmaları, kalıcılaşan geçici çözümler, “bizde hep böyle” kabulleri ve sahayı dinlemeden alınan kararlardır.
❌ standart dışı işlerdir
❌ günü kurtaran geçici çözümlerdir
❌ ‘bizde hep böyle’ cümlesidir
❌ sahadan kopuk kararlardır
Kimse bilerek ekmez. Ama herkes sonuçlarını yer.
Karnı ağrıyan organizasyonlarda:
📉 Performans düşer
📉 Kalite bozulur
📉 Stres artar
Ve suç hep insanlarda aranır.
Oysa Yalın felsefe şunu söyler:
İnsanları suçlamadan önce, problemi üreten ve tekrarına izin veren sistemi incelemeliyiz. Bu yaklaşım, herkesin kendi sorumluluğunu üstlenmesini de gerektirir.
Acil durumda problemi kontrol altına alan geçici bir önlem gerekli olabilir. Asıl risk, bu önlemin sahibini, süresini ve kalıcı çözümünü belirlemeden onu normal çalışma biçimine dönüştürmektir. Toprağı da düzeltmek gerekir.
Görsel, yazıdaki mantar benzetmesini temsil eder.
DANIŞMANLIK · EĞİTİM · KOÇLUK


