Teknolojiyi insanın yararına kullanmak
İlk yayın: · Güncelleme:
COVID-19 salgınının ilk döneminde iş hayatımız ve evlerimiz hızla dijital araçlarla doldu. Toplantıları ekranlardan yapmaya, birçok işimizi uzaktan yürütmeye başladık. O günlerde yazdığım bu yazının temel sorusu hâlâ önemli: Teknolojiyi hayatımıza ne kadar aldığımız mı, onunla hangi problemi çözdüğümüz mü?
Bir cihazın internete bağlanması teknik bir gelişmedir. Bu bağlantının insanların yaşamını kolaylaştırması ise nasıl bir sistem kurduğumuza bağlıdır.
Toplum 5.0 neyi hedefliyor
Toplum 5.0, Japonya’nın 2016’da Beşinci Bilim ve Teknoloji Temel Planı’nda ortaya koyduğu bir gelecek vizyonudur. Fiziksel dünya ile dijital sistemleri bütünleştirerek ekonomik gelişmeyi toplumsal sorunların çözümüyle birlikte ele alır. Merkezinde insan vardır. [1]
Bu nedenle Toplum 5.0’ı, teknolojik cihazları çok kullanan ya da bütün sorunlarını çözmüş bir toplum olarak tanımlamak eksik kalır. Asıl mesele, teknolojinin insanların ihtiyaçlarına nasıl hizmet edeceğidir.
Nesnelerin interneti nasıl çalışıyor
Nesnelerin interneti, yani IoT, fiziksel cihazların veri toplamasını ve bu verileri bağlantılı sistemlerle paylaşmasını sağlar. Temel mantığı üç adımda düşünebiliriz. [2]
- Ölçmek: Sensörlerle sıcaklık, basınç, titreşim veya konum gibi bilgileri toplamak.
- İletmek: Toplanan veriyi uygun bir haberleşme bağlantısıyla ilgili sisteme ulaştırmak.
- Kullanmak: Veriyi işleyerek bir kişiyi bilgilendirmek ya da tanımlanmış bir işlemi başlatmak.
Örneğin bir depodaki sıcaklık değişimi ölçülebilir ve belirlenen sınır aşıldığında sorumlu kişiye uyarı gönderilebilir. Buradaki fayda, ekranda daha çok sayı görmekten değil, ürüne zarar verebilecek bir durumu zamanında fark edip müdahale etmekten gelir.
Bu parçalar bir araya geldiğinde üretimden ulaşıma, tarımdan günlük yaşama kadar farklı ihtiyaçlar için kullanılabilir. Ancak veri toplamak, tek başına problemi çözmez. Veriyi kimin izleyeceği ve gerektiğinde ne yapacağı da belli olmalıdır.
İnsanı merkeze almak
Salgın döneminde tartışılan dijital takip uygulamaları, teknolojinin imkânları kadar sınırlarını da düşünmemizi sağladı. Bir hizmeti teknik olarak yapabiliyor olmak, onu her koşulda aynı biçimde kullanmamız gerektiği anlamına gelmez.
Bence insan odaklı bir yaklaşımda kişisel verilerin korunmasını, sistemin güvenliğini ve hizmete erişemeyen insanların durumunu da hesaba katmalıyız. Teknolojiyi kullanabilenlerin hayatını kolaylaştırırken diğerlerini dışarıda bırakan bir çözüm, toplumsal ihtiyacı tam olarak karşılamaz.
Kullanmanın yanında geliştirebilmek
Türkiye açısından önemli bulduğum konu, hazır teknolojileri kullanmanın yanında onları geliştirecek yetkinliği de güçlendirmek. Bunun için donanım ve yazılım bilgisi kadar, sahadaki ihtiyacı doğru tanımlayabilen insanlara da ihtiyacımız var.
Şirketlerin, eğitim kurumlarının ve kamu kurumlarının bu yönde birlikte çalışmasını değerli buluyorum. Çözülecek problemi bilen bir ekiple o probleme uygun teknolojiyi geliştirebilen bir ekibin buluşması, satın alınan cihaz sayısından daha anlamlı bir başlangıçtır.
Toplum 5.0 üzerine düşünürken benim sorum şu: Kurduğumuz sistem insanların hangi işini gerçekten kolaylaştırıyor?
DANIŞMANLIK · EĞİTİM · KOÇLUK


